Son zamanlarda herkesin dilinde bir cümle oldu “X, Y ve Z kuşağı”. İyi tamamda nedir bu “X , Y, Z ?” .  Her şey bir yana “neden insan kaynakları için önemli bu kuşaklar?”

X ‘ler 1960’lı yıllarda 1980 yıllara kadar doğan ve aktif olarak çalışan kuşağı ifade ederken, Y’ler 1980’lerin başından 1995’lere kadar olan kuşağı ifade etmektedir.

Birde şuan aktif çalışma yaşamına girmemiş Z’lerimiz var.Onlarda tahmin edileceği üzere 1995’den sonra doğanları ifade etmektedir. Bu kuşak farkları teknolojik gelişmenin ışığında, değişen çalışma şartlarına bu kuşakların adapte olmasından kaynaklanmaktadır.

Aynı zamanda X’lerin daha gelenekselci olduğunu ve Y’lerin de daha yenilikçi olduğunu söyleyebiliriz. Tabiî ki bu söylemler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Önemli olan Y’lerin X’lere göre iş yaşantısına bakış açısının farklı olmasıdır. Y’ler eski kuşağa göre daha fazla sosyal duyguya sahipken,  daha az sorumluluk duygusuna sahiptiler. Bu bakış açısı farkı işletmelerin, iş yeri yönetiminde zorunlu değişikliklere gitmesine neden olacak gibi görünmektedir.

İnsan kaynakları için önemli kısmı ise, daha az sorumluluk duygusuna sahip olmanın sonuçlarının ne olacağını tahmin etmek olacaktır sanırım. Bu ne anlama geliyor? Aslına bakarsanız her insan belirli bir zamandan sonra sorumluluk duygusuna sahip olmaktadır. Fakat buradaki fark X kuşağı dediğimiz kesimde bulunanların bu duyguyu daha erken yaşta kazanmalarından kaynaklanmaktadır. Y’ler ise daha geç yaşta bu duyguya sahip olmaktadırlar. Bunun bir çok nedeni var; Örneğin Y’ler daha çok öğrenim görmekte ve daha geç yaşlara kadar okul hayatları devam etmektedir.

“Erken yaşta sorumluluk alma (X’ler) ile geç yaşta sorumluluk alma (Y’ler) arasında oluşan yaş farkı ne olacak?” sorusu ister istemez akıllara geliyor. İşte sorunda burada. Y’ler daha geç sorumluluk alacakları için önümüzde ki yaklaşık on yıl, X’ler biraz daha çok çalışacakmış gibi görünüyor. Sonuçta ortada bir gerçek var. Yönetici olmak deneyim ve sorumluluk ile olmaktadır.

Bu teoriden yola çıkarak diyebiliriz ki sorumluluk alan Y’ler daha erken yaşlarda X’ler gibi yükselmeye devam ederken, sorumluluk almayanlar Y’ler daha geç yaşlarda iş yaşantısına atılacak ve daha geç yönetici olacaklardır. Arada oluşan yaklaşık on yıllık zamanda ise mevcut yöneticiler daha fazla koltuklarını koruyacak gibi görünmektedir.

O zaman insan kaynaklarında çalışanlara daha çok iş düşmektedir. Öncelikle artık 30 yaşında karşılarına gelen adaylara iş yaşantısı için çok geç kalmış imajını ortadan kaldırmalıdırlar. Eğitim stratejilerinde yönetici yetiştirme programlarının içeriklerini gözden geçirmeli ve sorumluluk duygusu konularını biraz daha artırmalıdırlar. Performans göstergelerine artık sosyal çevre ve aktiviteler eklenmelidir. Kariyer şemalarındaki çıtalar biraz daha esnetilmeli ve yetenekli olan Y’ler gözden kaçırılmamalıdır.

Uzun lafın kısası, tartışma devam ederken insan kaynakları çalışanları politikalarını ertelemeden revize etmeyi  unutmamalıdır.

Ahmet Koşkan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir